Kültür Sosyolojisi - Altaylardan Anadolu'ya ve Balkanlara Gelen Kültür
Ana Sayfa Giriş Özgeçmişim Fotoğraflarım Yazdıklarım Sizden Gelenler Mesaj Yaz English   
Damgaların Sosyolojisi 
Tarihi Kaynaklar
Ülkelerden Damgalar
Moğolistan
Altay Bölgesi-Rusya
Tataristan-Rusya
Çuvaşistan-Rusya
Mari El-Rusya
Komi-Rusya
Başkırdistan-Rusya
Kazakistan
Kırgızistan
Özbekistan
Türkmenistan
Azerbaycan
Nahçıvan
İran
Nahçıvan
Ermenistan
Gürcistan
Türkiye
Ukrayna
Moldova
Romanya
Bulgaristan
Makedonya
Gagauzya
Kosova
Karşılaştırmalı Damgalar
Mezar Taşları
Paradaki Damgalar
Sokaktaki Damgalar
Nesnelerde Damgalar
Kültürel Yansımalar
Sosyal Bilimler Arşivi
Linkler
Ziyaretci
Toplam : 1120104
Bugün : 716

MERHABA,

Bilindiği gibi halı-kilim kültürü Fars ve Türklerin dünya kültürüne bir hediyesi olarak bilinir. Ancak bu konuda ilk defa halı-kilimi hangi milletin dokuduğu önemli tartışma alanını oluşturmaktadır.

Rus etnograflarından A. Miller'de 1924 yayınlanan "Doğunun Halı Mamülleri" adlı eserinde aynen şunları yazmaktadır: "Fars dokumalarında hakim olan 'çiçek ve bitki' motifidir. Kafkasya'da arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan höyüklerdeki halı motifleri tamamıyla 14-15.yy göçebe Türklerin nakışlarıyla aynilik gösterir. Kafkas dokumacılığına Türklerin bu katkısını görmezden gelemeyiz". Diğer yandan yazar halıcılık tarihi hakkında da şunları yazar: "Halı eşyalarının üreticileri sadece Türk kabileleridir. Bunlardan bazılarını sayacak olursak: Türkmen, Karakalpak, Özbek, Masaget ve Kırgızlardır. Özellikle göçebe Kırgızlarda halıcılık, göçebelik hayatına ilişkin yaşama ve ihtiyaçlarla sıkı ilişkiler sergiler. Bu konuda 15.yy.da Timurleng'in sarayını ziyaret etmiş İspanyol gezgin Clavicho'da bize tanıklık eder. Ayrıca Türkistan'ın yerleşik halklarından Sart ve Tacikler halıcılıkla uğraşmazlar".

Bilindiği gibi Türk halı-kimlerindeki damgaların ana özelliği ?simetrik? yani geometrik, buna mukabil Fars halı-kilimlerindeki damgaların ?asimetrik? oluşudur. Farslar belli bir damgayı değil, eşitli şekillerde çiçek, bitki insan ve hayvan sureti gibi nesneleri dokurlar. Yani Türkler genelde soyut, Farslar ise somut nesneleri dokumuşlardır.

Halı-kilim tarihi ve kültürü Türk sosyal bilimcilerince yeterli düzeyde araştırılmış değildir. Özellikle konu amatör araştırmacılar ya da halk bilimciler tarafından genelde tasvir şeklinde veya bir şehir-bölge esas alınarak kültür tarihindeki yeri dikkate alınmadan incelenmiştir. Ancak bazı önemli sayılabilecek çalışmalar olsa da onlarda da karşılaştırma tekniği kullanılmamıştır.

Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan Güran Erbek, Anadolu Motifleri Sergisi (İzmir, 1986), ?Anatolian Kilims? (Ankara, 1995) ve Mine Erbek ?Çatalhöyük?ten Günümüze Anadolu Motifleri? (Ankara, 2002), adlı eserlerde Türkiye?deki halı-kilimlere kimlik veren damgalar Anadolu?da yaşamış tarih öncesi haklarla ilişki kurularak anlatılmaktadır. Mesela her iki eserde de yukarıda söz konusu olan ?Gülsayra-Gülsayre?nin dokuduğu damga, Anadolu?da yaygın kullanılan adıyla ?Elibelinde? olarak adlandırılmış olup Çatalhöyük, Ahlatlıbel, Hacılar kazılarında bulunan ?Anatanrıça?dan kaynaklandığı şöyle yazılmaktadır: ?Anadolu kilim ve halı dokuma tekniklerinde karşımıza çıkan ?elibelinde motifi? bu heykelciklere benzer formdadır. Dokumalardaki tüm motifler kadının kültürel birikiminin bir yansımasıdır? denmektedir.

Türkiye?de çeşitli yörelerde dokuna halı-kimlerdeki damgalar, yöresel kalındığı, yani karşılaştırmalı yapılmadığı için çok zorlama bir mantıkla ?Anatanrıça? ile ya da Kürtleri Türklerden farklı düşünmenin getirdiği anlayışla izah edilmeye çalışılmaktadır.

Ancak ne enteresandır ki söz konusu halı-kilimlerdeki ?damgalar-semboller? Türk kültürünün hakim olduğu her alanda görülmektedir. Özellikle Sovyetler birliği zamanında Rusların yayınladığı eserlerde Türk haklarının halı-kimlerinde ?elibelinde? damgası çokça tespit edilmiştir. Hatta Sibirya da yapılan çalışmalarda aynı damgayı görmek mümkündür. Üstelik o damgaları zorlama çizimlere gerek kalmadan, o insanların bilinen tarihi arkeolojilerinde görebilirsiniz.

Bilimsel bir çalışmanın ana temelini, olması gereken değil, olan ve onun nasıl olduğunu oluşturmalıdır. Aksi taktirde yerel ve siyasi kalmaktan uzaklaşmak önemli ölçüde mümkün değildir.

Sonuç olarak bu sitede çeşitli etnografik eserlerde, alan çalışmaları sonucu tespit edilen on iki bin civarında fotoğraflardan bazı örnekleri ÜLKELER ana başlığında görebilirsiniz. DAMGALAR adı altında ise konu hakkındaki kültür sosyolojisi açısından yaptığım yorumları okuma imkanınız olacak. TARİHİ KAYNAKLAR?da konu hakkında yapılan eserlerden derlenen bazı fotoğrafları, ÇEŞİTLİ DAMGALAR başlığında ise araştırma sahasında tespit ettiğim bazı damgaların mukayesesini görme imkanınız olacak.

Eleştiri mükemmelliğe giden yolda önemli bir faktördür. Bu nedenle, sizden gelecek en ufak olumlu ve olumsuz eleştirinin, devam eden çalışmalarıma ışık tutacağı inancındayım.

Saygılarımla?

Sosyolog Dr. Mustafa AKSOY  

Powered by Kürşad KARA