Kültür Sosyolojisi - Altaylardan Anadolu'ya ve Balkanlara Gelen Kültür
Ana Sayfa Giriş Özgeçmişim Fotoğraflarım Yazdıklarım Sizden Gelenler Mesaj Yaz English   
Damgaların Sosyolojisi 
Tarihi Kaynaklar
Ülkelerden Damgalar
Moğolistan
Tuva-Rusya
Tataristan-Rusya
Çuvaşistan-Rusya
Mari El-Rusya
Komi-Rusya
Başkurdistan-Rusya
Hakasya-Rusya
Rusya
Kazakistan
Kırgızistan
Özbekistan
Karakalpakistan
Türkmenistan
Azerbaycan
Nahçıvan-Azerbaycan
İran
Ermenistan
Gürcistan
Türkiye
Ukrayna
Kırım
Moldova
Gagauzya
Romanya
Bulgaristan
Makedonya
Kosova
Arizona-ABD
Los Angeles-ABD
Washington-ABD
Alaska-ABD
Karşılaştırmalı Damgalar
Mezar Taşları
Paradaki Damgalar
Sokaktaki Damgalar
Nesnelerde Damgalar
Kültürel Yansımalar
Sosyal Bilimler Arşivi
Linkler
Ziyaretci
Toplam : 1270881
Bugün : 235
Tunceli’de Koç-Koyun Heykelleri, Balballar ve Bunların Tarihi Kaynakları

Mustafa Aksoy

Özet

Gelenek ve onun önemli temsilcisi olan damgalar-şekiller, tarihin eski sayfalarının yeni yorumlarla hali hazırda okunması veya tekrar tekrar dile getirilmesidir. Ancak, bu tekrarlar her zaman aynı şekilde olmayıp bazen sosyo-kültürel değişmenin gereği olarak farklı biçimlerde olabilmektedir.

Geleneğin önemli temsilcileri olan etnografya eserlerinden mezar taşları ve halı-kilimler adeta sosyal bilim araştırmalarında en yalın ve en önemli kaynakları meydana getiriler. Çünkü onların yapıcıları halktır. Halk kültürü ise en ez etkileşim sonucu ortaya çıkarlar. Ayrıca halkın geleneği, kültürel dokunun en sık dokunduğu alan olmakla beraber, son derece muhafazakâr bir yapıya da sahiptir. Bundan dolayı bir kültürün en muhafazakâr ve kalıcı unsurlarını doğum, evlilik, ölüm, mezar taşları gibi etnografya eserlerinde görmek mümkündür.

Fakat Türkiye’de sosyal bilimlerle ilgili eserlerde, genellikle gelenek ve geleneğe bağlı olarak yapılan etnografik eserler, resmî olmayan sosyal grupların basit ifade biçimleri olarak değerlendirilmiştir. Oysa gelenek bir şeyin veya şeylerin yapıla gelmiş, kurumlaşmış örüntüsüdür. Bu sebeple gelenekler, etnografya eserleri ve sosyal zihniyetler, bir sosyo-kültürel yapının adeta sosyal DNA’larıdır. Bu sebeple, etnografya eserleri insanların basit sosyal faaliyetin sonucu olmayıp, sosyal grupların veya milletlerin edilen tarihi vesikalardır.

Tunceli’de 1993, 1997, 2005 ve 2007 olmak üzere kültür sosyoloji konusunda saha araştırmaları yaptım.  Bu araştırmalarımdan hareketle Tunceli için şöyle diyebilirim: Tunceli coğrafi özelliğinden dolayı nüfus hareketliliğin çok az olduğu bir fiziki yapıya sahiptir. Ayrıca Tunceli halkının önemli bir kısmının Alevi inançlı olması da kültürel muhafazakârlık konusunda önemli bir faktördür. Bunlar ve başka faktörlerden dolayı Tunceli âdete bir açık haça etnografya müzesini çağrıştırmaktadır. Mesela en otantik mezarları, halı-kilim örneklerini Tunceli merkeziyle ilçelerindeki yerleşim yerlerde görmek mümkündür.

Bu makalede Tunceli’deki araştırmalarımda beni en çok etkileyen halı-kilimlerdeki damgalar ile balbal, koç-koyun mezar taşları hakkında ki bazı tespitlerini sunacağım.

Devamı ve fotoğraflar: PDF dosyasında

 


 Bu yazının PDF halini indirmek için tıklayın

Powered by Kürşad KARA